"Enter"a basıp içeriğe geçin

agüero?nun şarkısı: şimdi uzaklardasın*

Alışılmışın dışında bir sistemle çok yönlü voleybolcular çıkaran Küba sisteminin doksanlı yıllarda yetiştirdiği en seçkin oyunculardan biriydi Taismary Agüero. 1996 Olimpiyatı?nı, 1998 Dünya Şampiyonası?nı ve nihayetinde 2000 Olimpiyatı?nı kazanan efsane Küba ekibinin önemli bir parçasıydı. 1998 yılında İtalya Ligi?ne transfer oldu. O kadar iyiydi ki, hayranları onun bu dünyadan olmayacağına inanmış ve ona ?uzaylı? lakabını takmıştı.


Agüero, 2001 yılında Küba?nın İsviçre?de oynadığı bir hazırlık turnuvası sırasında kamptan kaçtı ve İtalya?ya iltica etti. Artık anavatanından bir daha dönmemek üzere kopuyordu. Şu an Türkiye?de milli takım fizyoterapistliği yapan Alessio Botteghi?yle hayatını birleştirdi. Ardından da Türk Telekom?a transfer oldu. Ama asıl hedef, bir İtalyan vatandaşı olarak artık milli takımda oynamak ve başarılı olmaktı. Agüero, dünyanın en iyi takımlarından sayılan, ancak daha önce hiç Olimpiyat madalyası alamayan İtalya?nın belki de tek eksiğiydi.
Pekin?e şampiyonluk ümidiyle gidildi. Ancak kafile Olimpiyat Köyü?ne ayak bastığında Agüero?nun sekiz senedir görmediği annesinin hastalık haberi geldi. Dulce Fedora?nın durumu hayatiydi ve Taismary?nin ne yapıp edip Küba?ya gitmesi gerekiyordu. İtalya takımı grup maçları için oyuncuya izin verdi, hatta çeyrek final maçına yetişmemesi de söz konusuydu. Agüero önce Almanya?ya gidecek, oradan Küba?ya aktarma yapacaktı.
Ancak Küba, kafasına esip kampı terk eden ve doğduğu ülkeyi arkasında bırakan eski yıldızını unutmamıştı. Agüero?ya ülkeye girme izni verilmedi. Küba?daki ve Almanya?daki İtalyan Büyükelçilikleri var güçleriyle çalıştılar. Nihayet, gerekli vize sonunda verildi ve Küba?ya girebilmesine müsaade edildi. Lâkin artık çok geçti, Dulce Fedora damadının yanında, ama kızını son kez göremeden hayata gözlerini yummuştu. Agüero, Küba?ya ayak basamadan Pekin?e geri döndü. Ağzından şu sözler dökülüyordu: ?Ona tekrar sarılabilmek için yapabileceğim her şeyi yaptım, ama başaramadım. Bu içimde hep bir yokluk olarak kalacak.? Yol yorgunluğuna, saat farkına ve annesini bir daha göremeyecek olmanın ağırlığına rağmen formasını giydi Agüero.

Kaybetmenin tadını en iyi bilendi
Çeyrek finalde rakip ABD?ydi. Eğer bu maçı geçerlerse yarı finalde rakipleri Küba olacaktı. Agüero sahaya muhtemelen Sancti Spiritus şehrinde annesiyle, geçirdiği fakir çocukluğun anılarıyla, belki de kursağında kalan vedanın hüznüyle çıktı. Burada alacağı bir madalya, doğduğu vatanı kalbine gömüp hayatını İtalya?ya taşıyan bir kadının acısı ve alınteriyle yoğrulduğu için belki de en değerli madalyası olacaktı. Ama olmadı. Amerikalılar, yarı finali kutlarken İtalyan takımı gözyaşlarına boğulmuştu. Çoğu kariyerinin sonlarına gelmiş olan İtalyanlar, Olimpiyat madalyası şansını belki de sonsuza dek kaybetmişlerdi. Agüero ise aralarında madalya sevinci yaşamış tek oyuncuydu, ama kaybetmenin tadını da en iyi bilendi. O, Pekin?de annesini ve doğduğu ülkeyi yeniden görebilme ihtimalini kaybetmişti. ?Uzaylı Agüero? olarak geldiği Çin?den ?İnsan Taismary? olarak ayrıldı.

* 21 Ağustos tarihli Radikal’de yayınlandı.

http://www.radikal.com.tr/Default.aspx?aType=HaberDetay&ArticleID=894772&Date=21.08.2008

Tek Yorum

  1. Necmi Necmi 03/01/2009

    Yazını çok beğendim Dağhan, tebrikler. Gerçekten, Agüero’nun ne hissettiğini anlamaya çalışıyorum ama sanırım asla anlayamayacağım. Çok zor bir durumdayken Olimpiyat’ı geçirdi. Tabii ki onun için kayıp Olimpiyat madalyası veya İtalya’ya kazandırılamamış bir başarıdan çok daha fazla. Doğduğun ve senin için bir çok şey ifade eden ülkeni, daha da önemlisi anneni bir daha göremeyecek olmak müthiş zor birşey olsa gerek. Agüero için gerçekten çok üzüldüm. İtalya içinse aynı şeyi söylemeyeceğim, ha belki Gioli için olabilir. Son Olimpiyatında madalya için gösterdiği çaba gerçekten görülesi ve takdir edilesiydi.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.