"Enter"a basıp içeriğe geçin

“Fena hâlde bayanlar millî takımı”

Geçen hafta bu köşede kadınlar futbolundan bahsetmiş, yazının sonuna virgülü bu hafta bu kategorinin Türkiye?deki durumunu konuşmaya söz vererek koymuştum. Tam yeri, tam zamanıdır, başlayalım.

Dünya futbolunda iki önemli altyapı akımı var, kadınlar futbolunda da bu böyle. Birincisi, yetenek taramalarıyla elit futbolcu adaylarını tespit etmek ve bunları pilot takımlar hâline getirerek millî takıma dönüştürmek üzerine kurulu. Bu sistemin çok ciddi açmazları var. Çünkü altyapıdaki çocukları 13-14 yaşında geleceğin A millî takımı olarak görmek, üzerlerinde müthiş bir baskı yaratıyor ve onları rekabetçi spora erken başlatıyor. Bu koşulsuz başarı için yapılıyor. Alt yaş kategorilerinde şampiyon olup şişinmek için yani. Birileri kendi özgeçmişleri kabarsın diye çocukların futbol hayatını ziyan ediyor, ama olsun.

İkinci model ise tamamen herkese futbol oynatmak üzerine kurulu. Kızlara, erkeklere, engellilere, veteranlara, aklınıza gelecek herkese futbol oynatıyorsunuz. Onların durumlarını takip edip, futbolun içinde kalmaları için projeler üretiyorsunuz. Herkes futbolun içinde bir şekilde yer alıyor. Bu sistem diğer modelde baştan tespit edilebilecek yetenekleri o kadar erken bulamıyor belki, ama çok daha fazla yeteneğin yetişmesini sağlıyor, oyuncu havuzunu büyütüyor. Yalnızca oyuncu da değil, antrenör, hakem ve idareci, yani futbol insanı yetiştiriyor. Bugün kadınlarda ve erkeklerde gıptayla izlediğimiz Almanya?nın, Amerika Birleşik Devletleri?nin başını çektiği model bu.

Türkiye?de kadınlar futbolunda hangi modelin izlendiğini yazının gidişatından çıkarmışsınızdır. Tabii ki, artık miyadını çoktan doldurmuş olan model. Bir avuç yeteneği daha çocuk yaşta ?millî? ilân edip, başarı bekliyoruz. Kadın futbolcu sayısını arttırmaya yönelik hiçbir doğru düzgün çaba yok.Hattâ Türkiye Futbol Federasyonu (TFF), bu konuda daha önce dünyada kimsenin aklına gelmemiş, gelmesi de mümkün olmayacak yöntemler deniyor. Kadınlar futbolunun popülerliğini arttırmak için erkeklere hitap ediyor. Türkiye?de kadın futbolunun sözcülüğü için tescilli ?en seksi spor spikeri?mizi seçiyor. Yalnızca bu durum bile, TFF?nin Türkiye?deki kadın ve kadınlar futbolu gerçeklerinden ne kadar kopuk, ne kadar maço, ne kadar alakasız bir bakış açısına sahip olduğunu kanıtlamaya yetiyor. Futbola heves eden kızların çoğu ülkenin en fakir, en geri bırakılmış yerlerinde yaşıyor. Onları sisteme dahil etmek ailelerini ikna etmekten geçiyor ve aileleri, büyükşehirli mankenleri örnek göstererek ikna edemiyorsunuz. Ama futbolun o ailelerin hayatını da maddi-manevi değiştirebileceği bir sistem kursanız ikna etmenize de gerek kalmaz. Mesela Güney Kore?de başarıyla uygulanan okul-spor sistemini uygulasanız, o çok şey alıp da ne verdiği pek belli olmayan, dershaneden devşirme onlarca vakıf üniversitesini bu işe yönlendirseniz. Ama herhalde ünlü kadınlara salonda gösteri maçı oynatmak daha iyi bir model olarak görülüyor. Daha fazla erkek seyirci çektiği kesin de bunun kadınlara faydası ne olacak meçhul.

Bir de tabii işin başarı icat etme boyutu var, atlamayalım. Kadınlar futbolunda Türkiye?nin mevcut herhangi bir kategoride, şu anki hâliyle göstermelik bir başarı bile elde etmesi mümkün değil diye tahmin ediyorduk, yanılmışız. Meğerse, TFF dünyada kimsenin rekabetçi futbola dahi almadığı U15 kategorisinde bir millî takım kurmuş ve Dünya Gençlik Olimpiyatı elemelerine göndermiş. Takım bu elemelerde muzaffer olmuş ve Avrupa?yı tek başına temsil etme hakkı kazanmış. Rakipleri sayıyorum, sıkı durun; Gürcistan ve Moldova. Diğer hiçbir Avrupa ülkesi ciddiye alıp katılmamış. Şimdi bu ?büyük zafer?, şişinilecek bir başarı bulmanın heyecanıyla sağda solda anlatılıyor.

A takım için ise zaten klasik ?sistem?imiz devrede. Takımda Türkiye?de oynayan yedi oyuncuya karşılık, yurt dışında yaşayan on bir oyuncu var. Doğudan tek bir oyuncu bile yok. Sanıyorum Almanya bu altyapı konusunda bu yüzden bu kadar sıkı çalışıyor. ?Türkiye nasılsa altyapı filan bilmez, kendi ülkesinin yarısına da sırtını döner, en iyisi biz onlar yerine de çalışalım, nasılsa sonra gelip bizden sömürecekler? diye…

Türkiye?de kadınlar futbolunun özetini yapalım. Elimizde yarısından fazlası Türkiye görmemiş bir A millî takım, mankenlerden ve ünlülerden kurulu bir gösteri kumpanyası, Gürcistan ve Moldova gibi üst düzey takımlar karşısında epik zaferlere imza atmış bir ergenler karması var. Ha tabii bir de, bu tabloya bakıp övünmeyi başarabilen, kadınlar futbolunu ve kadınları anlamaya çalışmayı bırakın, ?kadın? bile diyemeyen yöneticiler tayfası var. Asıl ?bayanlar millî takımı? onlar olmalı aslında, ?fena hâlde bayanlar millî takımı?…

* 28 Temmuz 2010 tarihli Taraf Gazetesi’nde yayımlanmıştır.

http://www.taraf.com.tr/daghan-irak

İlk Yorumu Siz Yapın

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Bu site, istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanıyor. Yorum verilerinizin nasıl işlendiği hakkında daha fazla bilgi edinin.