"Enter"a basıp içeriğe geçin

Kıbrıs?ta futbola barış mı geliyor?

sevim1Geride bıraktığımız yüzyıl boyunca Britanya?nın emperyal emellerinin, Türkiye ve Yunanistan milliyetçiliklerinin yansımalarının kurbanı olan ve yıllarca süren çatışmalardan sonra 1974?te Türkiye?nin askeri müdahalesiyle ortadan ikiye bölünen Kıbrıs, son on yılı hayal kırıklıklarıyla sonuçlanan normalleşme çabalarıyla geçirdi.

Kıbrıslı Türklerin kırk yılı aşan dünyadan izolasyonları devam ederken, bu durum pek çok alanda etkisini olumsuz olarak gösterdi. Futbol, hiç kuşkusuz bu etkinin en gözlemlenebilir olduğu alanlardan biri. Dünyada futbolun yönetici kurumu olan FIFA, Kıbrıs?ta yalnızca bir zamanlar hem Türk, hem Rum toplumlarının dahil olduğu Kıbrıs Futbol Federasyonu?nu tanıyor. Kıbrıslı Türklerin adada etnik ayrışmanın alevlendiği 1955?de kurduğu Kıbrıs Türk Futbol Federasyonu ise FIFA üyesi olamıyor. Bu nedenle de KTFF?nin FIFA üyesi ülkeler ve takımlarıyla uluslararası temaslar yapması mümkün değil. Bu da adanın kuzeyinde futbolu yerinde saymaya mahkum ediyor. Kıbrıs futbolundaki bu fasit daire, son dönemde yaşanan gelişmelerle umut vaat eden bir sürece dönüştü. Hasan Sertoğlu başkanlığındaki KTFF, süregelen hapsolmuşluğa çözüm bulmak amacıyla, daha önce FIFA?da uluslararası ilişkiler direktörlüğü yapan ve KTFF ile KOP arasında bundan evvelki görüşmelere de katılmış Jerome Champagne?ı danışman olarak göreve getirdi. Daha önce Ömer Adal?ın başkanlığı döneminde başlatılan ve ortaya bir konsensus metni dahi çıkarılmışken siyasi etkilerle bıçak gibi kesilen süreç iki tarafın federasyon başkanları Sertoğlu ve Kostakis Kuçokumnis tarafından yeniden başlatıldı. Detayları basına açıklanmayan anlaşma taslağında, KTFF?nin varlığını koruması ve KOP üzerinden dış temaslar kurmasının olduğu biliniyor. İki tarafın süreç hakkında çok fazla bilgi vermek istememesi ise temelde daha önceki çabaların siyasi baltalamalara kurban gitmesine bağlanıyor. Özellikle Kıbrıs?ın kuzeyinde, bu girişimin de daha öncekilerin akıbetine uğrayacağına dair bir endişe söz konusu. Cumhurbaşkanı Derviş Eroğlu?nun son açıklamaları bu kaygıların artmasına neden oldu. Hasan Sertoğlu?nun Derviş Eroğlu?yla olduğu iddia edilen yakın ilişkisi de, bu görüşmelerden sonuç çıkmayacağına inananların temel endişelerinden.

KTFF ile KOP arasındaki görüşmeler bundan sonra Mart ayında FIFA?nın da katılımıyla devam edecek. Şu anda iki tarafın kendi metnini hazırlayarak FIFA?ya sunması ve bu kurumun ortaya iki tarafın da kabul edeceği bir metin çıkarması ön görülüyor. Eğer bir çözüm bulunursa, Kıbrıslı Türklerin izolasyonu en azından futbolda çözülmüş olacak.

KİM NE DİYOR?

Sevim Ebeoğlu (AEL ve Doğan Türk Birliği eski futbolcusu): ?Siyasiler karışmazsa umutluyum. Mutlaka bir yolunu bulmalı ve bizim gençleri kurtarmalılar. Çünkü herhangi bir neticeye gidemiyor insanlar. Burada futbolcular oynarlar oynarlar, netice itibarıyla sezon sonunda ancak bir yemek yerler, o kadar. Çözüm olursa futbol açısından güzel olur, buraya Fenerbahçe?yi ya da Galatasaray?ı da getirebilirsin ya da Avrupa?nın herhangi bir yerinde maç yapabilirsin. Rum takımlarıyla da oynayabilirsin.?

Hasan Sertoğlu (KTTF Başkanı): ?FIFA-UEFA da artık bu işin içindedir. Bir metin çıkacak ortaya. Bu metini ben beğenmeyebilirim. Kuçokumnis de beğenmeyebilir. Herkes bu metni alıp cebine koyacak ve ülkesine gelecek. Aynı günde, Annan Planı?nda olduğu gibi, genel kurullarına sunacaklar. Genel kurullar kabul ederse yürürlüğe girecek. Biz, Kıbrıs Türk Futbol Federasyonu?nun, adanın kuzeyindeki otoritesini ortadan kaldırmıyoruz. Bizim yaptığımız sadece işbirliğidir, anlaşmadır. FIFA ve UEFA?nın kuralları ne ise biz onu uygulamaya çalışıyoruz.?

Özkan Yorgancıoğlu (CTP- Birleşik Güçler -Birleşik Güçler Genel Başkanı, Eski Spor Bakanı): ?Çok uzun bir süredir Kıbrıs Türk Sporu belli bir sıkışıklık, çaresizlik yaşamaktadır. Olaya bu açıdan baktığımızda, iki futbol federasyonunun görüşmesi olumlu bir gelişmedir. Bu çabaların siyasi istismara uğramaması ya da siyasilerce engellenmemesi gerekir. Buna benzer çabalar bizim bakanlığımız döneminde de olmuştu ama sonradan siyasete kurban gitti.?

Derviş Eroğlu (KKTC Cumhurbaşkanı): ?KKTC gerçeğinin kabullenilmesi lazım. İnsanımızın futbol oynamaktan mahrum edilmesi bir insanlık ayıbıdır. Futbol ile ilgili kuruluşlar bu gerçeği de görür diye umuyorum. Kıbrıs Türk halkı yıllardır süren müzakerelere iyi niyetle oturduğunu kabul ederlerse hem tanınmadan hem de güneyle bir anlaşma olmadan Avrupa?da futbol oynayabilecek bir noktaya gelebiliriz.?

1950'de Lübnan'da maç oynayan Lefkoşa Karması'nda altı Çetinkayalı oyuncu vardı.
1950’de Lübnan’da maç oynayan Lefkoşa Karması’nda altı Çetinkayalı oyuncu vardı.

KIBRIS’TA FUTBOLUN TARİHÇESİ

Birinci Dünya Savaşı sonrasındaki dekolonizasyon süreciyle beraber bir Britanya sömürgesi olan Kıbrıs da bağımsızlık yolunda adımlar atmaya ve kendi kurumlarını oluşturmaya başladı. 1934 yılında futbol kulüplerinin bir araya gelerek kurduğu Kıbrıs Futbol Federasyonu (KOP) da bu kurumlardan biriydi. KOP?un sekiz kurucu üyesi arasında Lefkoşa Türk Spor Kulübü de bulunuyordu. İlk yıllarda KOP?un düzenlediği Kıbrıs 1. Ligi?nde Türk ve Rum takımları top koşturdular. Bu yıllarda bu ligde başarıyla boy gösteren Çetinkaya, 1950-51 sezonunda şampiyonluğa da ulaştı. Ancak etnik çatışmaların arttığı ve Türkiye?nin de Kıbrıs Sorunu?nu ?milli dava? ilân ettiği 1955?ten itibaren Kıbrıslı Türkler KTFF?yi kurarak KOP?tan çekildiler. ?İki Toplumlu Futbolcular? kitabının yazarı Dr. Okan Dağlı, bunun bir dışlanma sonucu olmadığını, KTFF?nin KOP genel kurulunun boykot edilmesinin bir gün sonrasında kurulmasının bu hareketin önceden planlandığının kanıtı olduğunu söylüyor. Bu tarihten itibaren Kıbrıs?taki Türk milliyetçileriyle, başını meşruiyet zemini arayan Turancılarla Özel Harp Dairesi?nin çektiği Türkiyeliler de adadaki Türk futbolunu Türkiye?ye bağlamak için zemin aramaya başladılar. 1955?te eski Galatasaraylı Naci Özkaya?nın çalıştırdığı Çetinkaya, İstanbul Üniversitesi futbol takımını Kıbrıs?a davet ederken aracının Türk-İslamcı Milli Türk Talebe Birliği olduğunu hatırlamak gerekir. Ancak bu yıllarda bile Kıbrıslı Türk futbolcular KOP Ligi?nde boy göstermeye devam ettiler. Örneğin Sevim Ebeoğlu, 1957?ye kadar forma giydiği AEL Limasol takımıyla efsaneleşti. Hüseyin Galliga 1971-72?de Paralimni?de oynadı. Tabii bu yıllar bu gibi oyuncuların iki tarafın paramiliter örgütlenmeleri EOKA (Kıbrıslıların Milli Mücadele Örgütü) ve TMT (Türk Mukavemet Teşkilatı) tarafından sıklıkla taciz edildiği yıllardı. Çatışmalar arttıkça iki taraf arasındaki ilişkiler tamamen koptu. Zaten gerek KTFF, gerekse KOP ligleri bu yıllarda zaman zaman oynanamadı.

1974 sonrasında Türkiye takımları zaman zaman Kuzey Kıbrıs?taki takımlarla özel maçlar oynadılar. KOP ise adanın legal futbol temsilcisi olarak FIFA ve UEFA müsabakalarına katılmaya devam etti. Denktaş yönetiminin 1983?te KKTC?yi ilân etmesiyle Türkiye takımlarının Kuzey Kıbrıs?ta maç oynaması FIFA yaptırımlarına tâbi oldu. 16 Ocak 1988?de Gençlerbirliği bu yasağı deldi ve Türkiye hükümetinin itirazına rağmen Türk Ocağı Limasol?le (TOL) bir maç yaptı. TFF, bu maç nedeniyle ihtar alırken Gençlerbirliği?ne de dört yıl Avrupa kupalarına katılmama cezası çıktı. Bu tarihten sonra Kuzey Kıbrıs takımları ancak FIFA üyesi olmayan yapıların düzenlediği organizasyonlara katılabildi. KKTC?yi temsilen bu kapsamdaki VIVA Dünya Kupası?na katılan takım, geçtiğimiz yıl ev sahibi Kürdistan?a 2-1 yenilerek ikinci olmuştu.

*27 Ocak 2013 tarihli Evrensel gazetesinde yayımlanmıştır.

İlk Yorumu Siz Yapın

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.