"Enter"a basıp içeriğe geçin

Tercüme basını Kore gazisi olunca

Duymuş olabileceğiniz gibi, Kuzey Kore’yle ilgili bir haber Batı medyasında geniş yer buldu. Habere göre, Dünya Kupası’nda Portekiz’den yedi gol yiyen Kuzey Kore Millî Takımı ülkenin sporcularından oluşan yüzlerce kişilik bir topluluk tarafından yuhalanmış, oyuncuların da teknik direktörü kınaması istenmişti.

Özellikle İngiliz ve Amerikan medyasında çıkan bu haberi okuduğumda ilk iş olarak kaynaklara baktım. Zira Soğuk Savaş’ın son kırıntısı olarak hâlâ süren Kore Savaşı bir dezenformasyon savaşıdır. Kuzey’in propagandasının muhatabı kendi yurttaşlarıyken, Güney’deki propaganda hem kendi yurttaşlarının imanını tazelemeyi, hem de Batı dünyasının kendi kurdurduğu bu devlete sahip çıkmasını amaçlar. Sözün özü ortalık iki Kore’yle ilgili palavradan geçilmez.

Bu hafta çıkan haberi tüm dünyaya yayan Chosun Ilbo Gazetesi’nin bu dezenformasyon savaşındaki rolü az değildir. Chosun Ilbo popülisttir, sansasyoncudur, milliyetçidir. Tarih boyunca egemenlerle arası hep iyi olmuştur. Vaktinde Japon sömürgecilerle işbirliği yapmışlığı vardır. Aleyhine boykotlar düzenlenmiştir. Bu haberde gazetenin kaynağı, adı açıklanmayan Çinli bir iş adamı. Sarı Taklit Converse’li Huang Ağa olarak anabileceğimiz bir abimiz. Olaya şahit olduğunu iddia ediyor ve bütün haber onun tanıklığına dayanarak yazılıyor.

Haberlerde kullanılan ikinci kaynak ise Özgür Asya Radyosu (RFA). Yani ABD’nin Asya’da kurduğu propaganda radyosu. 1994 yılında yürürlüğe giren Amerikan Uluslararası Yayıncılık Yasası’nda bu radyonun görevleri arasında “Amerikan dış politikasının amaçlarına ulaşmasını sağlamak” da yer alıyor. Özetle elimizde üç kaynak var; Chosun Ilbo, Sahibinin Sesi radyosu ve Huang Emmi. Yeter de artar bile.

Açıkçası, yaşandığı iddia edilen olayın gerçekleşmiş olma olasılığı yok değil. Hatta ben kupa öncesi yaptığım bir değerlendirmede bunun gibi bir şey olabileceğini şaka yollu yazmıştım. Lâkin mesele bu değil. Mesele, Vikipedi’deki Kuzey Kore maddesini okumuş on yaşındaki bir çocuğun bile yazabileceği bir senaryoyu, şaibeli kaynaklara dayanıp gerçek olarak kabul etmek. Bu Sarı Taklit Converse’li Huang Abi nasıl münevver bir abimizse, sözlerinin üç günde Tanrı kelamı muamelesi görmeye başlaması.

Benim rastladığım yabancı kaynaklardan El Cezire dışında haberle arasına mesafe koyan pek yok. Yine de haberin kaynağının Çinli tüccarın iddiaları olduğu genelde verilmiş. Bizim medya ise haberi kullanırken – daha doğrusu yabancı gazetelerden çevirirken- bu tip gereksiz detaylara pek ihtiyaç duymamış. Haberin RFA’daki orijinalinde bile utana sıkıla da olsa kimi isimsiz kaynaklardan bahsedilirken, bizdeki örneklerde o kadarı bile yok.

Bu olay gösteriyor ki, spor haberciliğini yalnızca spor bilerek yapmak mümkün değil. Zaten dış kaynaklı spor haberleri üretimi yok, yabancı gazeteler çoğu kez kaynak bile gösterilmeden çevriliyor. Çeviriyi yapanda da dünyaya dair azıcık bir bilgi kırıntısı, bir genel kültür birikintisi olmayınca, haberdeki olası falsoları süzemiyor. Dahası orijinal kaynağın bile dilini ısırarak verdiği bazı detaylar, arada soslanıyor, kesinleştiriliyor, abartılıyor. Bizim basın resmen o çocuk oyununu oynuyor. Huang Abi tutuyor, RFA kesiyor, İngiliz gazetesi pişiriyor, Türkiye’deki de İngiliz gazetesinden çevirip yiyor. Gazetecilik etiği de “hani bana, hani bana” diyor.

Tabii bu biraz tekelleşmiş basının seri üretim haber isteğinden de kaynaklanıyor. Fabrika bandından ışık hızıyla geçen haberleri süzmek çok da kolay değil. Herkesin verdiği haberi vermemek imkansız, bu kaygı da yine haberleri filtreleme konusunda gazetecinin elini bağlıyor. Ama okuyucunun da gazetecinin eşik bekçiliğine, süzme görevine hâlâ ihtiyaç duyduğunu unutmamak lazım. Biz bu işi patronlarımızı biraz daha semirtmek için değil de, insanlara haber ulaştırma görevimiz için yaptığımızı hissedebildiğimiz kadar gazeteciyiz. Bu mesleğin vicdanı en zor koşullarda bile bunu gerektiriyor. Bu da tabii her gazeteci için kaçınılmaz bir savaşı beraberinde getiriyor.

O savaşı kaybettiğimizde, işte böyle Kore gazisi oluveriyoruz.

* 3 Ağustos 2010 tarihli Taraf Gazetesi’nde yayımlanmıştır.

http://www.taraf.com.tr/daghan-irak

Tek Yorum

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.