"Enter"a basıp içeriğe geçin

Uzun isimli güzel takım

VakıfGüneş ne sezonun başında, ne de bu dörtlü final öncesinde kupanın favorileri arasında gösteriliyordu. Gerek Türkiye?de, gerekse Avrupa?da gözler dünyanın en pahalı voleybol takımını kuran Fenerbahçe Acıbadem?deydi. 5 milyon avroluk bu ekip organizasyonun ev sahipliğini de aldığında, sarı-lacivertlilerin şampiyonluğunu garanti görenlerin sayısı artmıştı. Bunların başında da Fenerbahçe yönetimi ve taraftarlar geliyordu.

Ancak yarı finalde favori Fenerbahçe?nin karşısında Avrupa?nın belki de en dirençli takımı vardı. İtalyan Giovanni Guidetti, büyük yıldızlara değil mücadeleci oyunculara ve takım ruhuna dayalı bir takım kurmuştu. Bunun sonucu olarak hem çoğu öz kaynaklardan yetişme yerli oyuncular sorumluluk yüklenmiş, hem de kariyeri düşüşe geçen Nikoliç ve Glinka gibi yabancılar yeniden zirve yapmıştı. VakıfGüneş belki Fenerbahçe Acıbadem?in olanaklarına sahip değildi ama sarılacivertlilerin yanlış yaptığı her şeyi doğru yapıyordu.

Fener neden şampiyon olamadı?

Fenerbahçe Acıbadem?in bu kadar açık favori gösterildiği bir organizasyonda üçüncü olmasının arkasındaki nedenleri incelemek lazım. Her şeyden önce Fenerbahçe Acıbadem yöneticileri yüksek bütçe ve yıldızlarla dolu bir kadroyla tüm başarıların kucaklarına düşeceği yanılgısına düştüler. Yıldız oyuncu getirme tutkusu bir yerden sonra fetişe dönüştü ve sene başında Mehmet Ali Aydınlar?ın yabancı oyuncu kısıtlamalarına karşı ?gerekirse iki takım kurarız? açıklaması geldi. Ve sonrasında takıma beş yabancı alındı. İki takım kurarak başarılı olmuş bir ekip yok. Nitekim, Fenerbahçe?nin zaten kariyerlerinin sonuna yaklaşan yabancı yıldızları bu durumdan çok olumlu etkilenmediler. Dahası yerli oyunculara ?siz ikinci sınıfsınız? mesajı verilmiş oldu. Bu büyük bir hata olmasının yanı sıra sportif olarak da yanlıştı.

Fenerbahçe yönetimi bu sportif yanlışı dörtlü finalde de sürdürdü. Daha önce de yüksek bütçeli kadro kurup elenen takımlar oldu. Mesela Fener?e çok benzeyen 2009?un yenilgisiz Scavolini?si (ki onları da Ze Roberto çalıştırıyordu) VakıfGüneş?e benzeyen ve sonra şampiyon olan Foppapedretti?ye elendi. Dolayısıyla Fener?in yenilmesi sürpriz ama olmayacak iş değil. Fenerbahçe yönetiminin bunu surat asarak, takımı protesto ederek karşılamaması gerekiyordu. Taraftara çok kötü örnek oldular, ki o taraftar da ertesi gün VakıfGüneş?i Türkiye tarihinin en önemli kulüp maçında yuhaladı. Mehmet Ali Aydınlar?ın Fener?in Avrupa üçüncülüğü maçına gelmeyip final sonrası kupa törenine gelmesi ve kendi kurduğu takımı cezalandırmaya çalışması ise tek kelimeyle ayıptı. Spor adına bu kadar çarpık mesajlar verdikten sonra kupa kazansanız da gerçek anlamda ?kazanan? olmuyorsunuz. Çok iyi bir organizasyon düzenleyen Fenerbahçe Acıbadem yönetimi maalesef kendine ?kötü kaybeden? rolünü uygun gördü.

Ders veren şampiyon

Şampiyona dönersek… Hakikaten VakıfGüneş?i sevmemek, saygı duymamak mümkün değil. Bu takım sene başından beri yok sayıldı, Eczacı ve Fener?in garnitürü gibi görüldü. Ama Guidetti ve ekibi, Türkiye?nin Foppapedretti?sini yarattı ve Avrupa?nın zirvesine çıktı. Ve VakıfGüneş?in başarısının milli takıma da etkisi büyük olacak. Fenerbahçe?nin aksine VGSTT?nin öz kaynakları çok güçlü ve oradan yetişen oyuncuların A takımda oynama ihtimali çok daha yüksek. Mesela Fener, vasat Dirickx ve kariyerinin sonundaki Fofao?yla iki kez dörtlü final kaybetti, VakıfGüneş Fener?in asla şans vermeyeceği Özge?yle şampiyon oldu. Aradaki farkı herhalde en iyi bu açıklıyor.

*22 Mart 2011 tarihli Taraf Gazetesi’nde yayımlanmıştır.

İlk Yorumu Siz Yapın

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.