Skip to content
dağhan ırak kişisel sitesi
Menu
  • Akademik Yayınlar
  • medya-politika yazıları
  • spor yazıları
  • öyküler
  • diğer yazılar
  • iletişim
Menu

Siz aşk nedir bilir misiniz?

9 Mayıs 2011 tarihinde yayımlandı daghan tarafından

Pazar sabahının serininde düştüm yola, yıllar sonra hastalıktan değil, heyecandan kalbim çarparak. Kulağımda sevgili Bandista’nın fırından yeni çıkmış sabah simidi lezzetindeki şarkısı, ?aşk inadına, aşk devrimdir? diyordu bana.

Mecidiyeköy’den Şişli’ye yürürken çekilmiş bir dişten kalanlar gibi karşıladı beni Ali Sami Yen’in kalıntıları. Sanki hiç var olmamış, hiçbir şey yaşanmamış gibi. Xamax maçında o mucize olmamış, Werder maçında o top çamura takılmamış, Türkiye-Belçika maçında Oktay tüm rakip oyuncuları çalımlarken ?pas ver be?ler ?yürü be?lere dönüşmemiş gibi. Orada hiç gülmemişiz, hiç birbirimize sarılıp ağlamamışız, hiç Pınarbaşı çekmemişiz gibi…

İstanbul’un en sıkış tıkış, en nefes alamayan yerindeki bu kocaman boşluğa birileri gökdelenler dikecek şimdi, çok lazımmış gibi. Hiç değilse bir park olsaydı, Mecidiyeköy’ün o klostrofobik havasını, tozunu, dumanını dağıtsaydı. Emekliler gazetesini, aileler çocuklarını, bisikletlerini, köpeklerini alıp gelseydi. Olmaz mıydı? Olmazdı tabii, bu ülkenin halkının mutluluğu bir gökdelenden kıymetli değil çünkü. Dertleri zaten Galatasaray oradan taşınır taşınmaz, ışık hızıyla ihaleye çıkmalarından belliydi. Akbabalar bile kurbanlarının leşleri etrafında dönerken daha sabırlıdır, o kadar bile bekleyemediler.

Üstelik Ali Sami Yen’in yok oluşu, kentsel dönüşüm faciasının ortalamasını bile vermiyor. Orada anılarımızı yerle bir edenler, başka yerlerde aileleri evlerinden sürüyorlar. Bir zamanlar insanların ekmek kavgası verdiği, çocukların sokaklarında yamuk plastik toplarla futbol oynadığı mahallelerde bugün iktidarın yancısı inşaatçılar fink atıyor. Özal’lı günlerde deniz kumundan yaptıkları çürük evlerin hesabını vermek şöyle dursun, şehrin dört yanına kurdukları ölüm tuzaklarını utanmadan fıkra gibi anlatıyorlar. Ve başkalarının yuvalarını ?makbul vatandaş? adaylarına pazarlıyorlar. Etrafı dikenli tellerle, kameralarla çevrili siteler peydahlıyorlar, yeni sakinleri o evlerin asıl sahiplerinden Sağmalcılar tipi yöntemlerle koruyorlar.

Bilin ki ne boşalttığınız yuvaları hazmedebiliyoruz, ne başımıza yıktığınız stadyumları. Dolapdere’ye, Tarlabaşı’na doğru usul usul sarkan lüks otellerinizi, inşaatlarınızı görmüyoruz sanmayın; altımızdan söküp aldığınız Ali Sami Yen koltuklarını süsleyip püsleyip bize geri satmaya çalıştığınızda gözünüzde parlayan dolar işaretlerini de. Çocuklarımızın nefes alacağı parkları otoparka çevirdiğinizin de farkındayız, maça geldiklerinde ?fırsat bu fırsat? deyip bilet kesmeye kalktığınızın da. Bizi uyuyor sanıyorsunuz ya, yanılıyorsunuz.

Tıpkı 1977 1 Mayıs’ında 32 canımızı katlettiğinizde Taksim’i ve Mayıs’ı elimizden aldığınızı sandığınızda yanıldığınız gibi.

O gün öldürdüğünüz her bir tanemizden binlercesi doğdu, on bin olduk, yüz bin olduk, milyon olduk. Taksim’i de geri aldık, 1 Mayıs’ı da. O Pazar günü, 32 can için, her biri için ve bu yolda kaybettiğimiz diğer yoldaşlar için ?orada?ydık.

Bu halkı evlerinden süreceksiniz belki, itip kakacaksınız, uyuşturacaksınız. Ama uğradıkları haksızlığı unutturamadınız, unutturamayacaksınız.

Ve bu halkın eğlencesi futbolun da üstüne oturamayacaksınız. O tribünlerden sürüp ?makbul müşteri taraftar?larla takas etmeye çalıştığınız insanlar, yaptıklarınızı unutmayacak ve affetmeyecek. Onların içinden takımlarına olan sevgiyi söküp atamayacaksınız.

Beşiktaş Çarşı, Halkın Takımı, Beleştepe, GS Tekyumruk, FenerbahCHE, GöztepeCHE, Gençlerbirliği KARAKIZIL, Sakaryaspor Taraftarları, Adana Demirspor Şimşekler, Altay YSKA, Gazi Karambol, Kartalspor Boranlar, Buca İstasyon, Forza Livorno ve sırtına formasını geçirip yola düşen yüzlerce taraftar bu Pazar bunu haykırmak için Taksim’deydi. Ta buralarına geldiği için, artık yettirdiğiniz için.

İstediğiniz kadar futbol kapitalizminin borazanını öttürün, onlar hep ?orada? olacaklar.
Çünkü sizin parayla bağlı olduğunuza, onlar aşkla bağlılar.
Ve biliyorlar ki, aşk örgütlenmektir.
Ve biliyorlar ki, aşk mücadeledir.
Ve biliyorlar ki, aşk rengârenktir.

Ya siz? Sahi, siz aşk nedir, ne bilirsiniz!

*07 Mayıs 2011 tarihinde BirGün Gazetesi‘nde yayımlanmıştır.


Category: BirGün, futbol, sportif meseleler

Yazı gezinmesi

← Artık BirGün’deyim…
KırmızıMavi’deki röportajım… →

Bir yanıt yazın Yanıtı iptal et

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Dağhan Irak

@daghanirak.com

Bluesky Profilini Gor
  • Bluesky'da Dağhan Irak tarafindan yazilan gonderiyi goruntule

    Dağhan Irak @daghanirak.com 11 saat

    "Reform UK is a serious party ... have also expressed very broad support for the fight against antisemitism. There was no way we would not invite them.”

    “We did not invite the Greens’ Zack Polanski because we very strongly do not believe he has done enough to root out antisemitism from his party.”
    💬 1
  • Bluesky'da Dağhan Irak tarafindan yazilan gonderiyi goruntule

    Dağhan Irak @daghanirak.com 1 gün

    appointing old AF establishment figures to lucrative non-posts would certainly save his premiership.
    ❤️ 1
  • Bluesky'da Dağhan Irak tarafindan yazilan gonderiyi goruntule

    Dağhan Irak @daghanirak.com 1 gün

    LOL, Keir Starmer should be the most clueless person that has ever existed. Who is this for?
    ❤️ 2
  • Bluesky'da Dağhan Irak tarafindan yazilan gonderiyi goruntule

    Dağhan Irak @daghanirak.com 1 gün

    'THeY CaLLeD tHe IdF TeRRorIsTs!?!?!?!' oh, thanks for reminding us how based they are.
    ❤️ 5
  • Bluesky'da Dağhan Irak tarafindan yazilan gonderiyi goruntule

    Dağhan Irak @daghanirak.com 1 gün

    George Sheldon Grün, who was also attacked by the Labour Party for supporting Palestine, was also elected.

    You're not very good at this smear campaign business, eh
    ❤️ 2 💬 1
Son guncelleme 10 dakika once

YouTube kanalım

No videos found matching your query.
© 2026 Dağhan Irak Kişisel Web Sitesi | Powered by Minimalist Blog WordPress Teması