Skip to content
dağhan ırak kişisel sitesi
Menu
  • Akademik Yayınlar
  • medya-politika yazıları
  • spor yazıları
  • öyküler
  • diğer yazılar
  • iletişim
Menu

Armstrong olayı bisikletin Ergenekonu mu?

28 Ekim 2012 tarihinde yayımlandı daghan tarafından

Amerikan Anti-Doping Ajansı (USADA) tarafından başlatılan ve ömür boyu men cezasıyla sonuçlanan doping soruşturması, bisiklet dünyasında aşağı yukarı son yirmi yıldır var olan bir mitin alaşağı edildiği, Lance Armstrong?un etrafında dönen bir dünyanın tekrar toz ve gaz bulutuna dönüştüğü bir süreci yarattı. Bisikletle yatıp kalkan Sevgili İnan Özdemir şöyle tabir ediyordu yaşanan hayal kırıklığını Eurosport.com?da; ?Dünyaya bir yalanı yaşatmanın açıklaması olamaz. Çocuklar için bir rol modeli, hastalar için bir ilham kaynağı, bisikletseverler için bir sporu sevme nedeni olduktan sonra girdiği yolun dönüşü yok.?

Armstrong?un USADA?yı hedef alarak yaptığı savunma, 2005?te L?Equipe gazetesi ?Armstrong yalanı? manşetiyle çıkıp bu sporcunun 1999 Fransa Bisiklet Turu?nda yaptığı dopingin delillerini sunduğu zamanın aksine hemen hemen hiç destekçi bulmadı. Armstrong o zaman L?Equipe?i ?cadı avı?yla suçlamıştı, şimdi USADA?yı suçluyor, onun tarafında değişen hiçbir şey yok. Değişen, insanların bisiklet sporunu bu adamın benmerkezcil dünyasına doldurduğu yalanların önüne koymuş olması; bu, bisikletin geleceği için son derece olumlu. Lance Armstrong?un yıllardır özenle korunan ?masumiyet?i ve kahraman imajı, bisiklet seven insanlarla onlara reva görülen pisliğe batmış dünya arasındaki son bağdı. O bağ artık olmadığına göre, bu sporu temiz dünya hayalleriyle yeniden kurmak mümkün. Mesela Türkiye bunu futbolda başarabilmiş olsaydı, bugün daha az gergin bir ülkede yaşıyor olurduk.

Ancak mesele bu kadar basit değil. Armstrong hikayesi, kötü adamın iyileri kandırdığı ama sonra iyilerin durumu anlayıp kötüyü aralarından uzaklaştırdığı bir çocuk masalı değil. Armstrong?un kariyeri dediğimiz şey, koca bir sektörün Teksaslı bir adamın sırtından milyonlarca dolar kazandığı bir hikaye. Armstrong olmasaydı, bisiklet sporu bugünkü yerinde olur muydu, fazlasıyla tartışılır. Bugün Armstrong?u ?tu kaka? ilan eden Uluslararası Bisiklet Birliği UCI ve bisiklet dünyasından eski ?dost?ları acaba o olmasaydı, aynı paraları kazanırlar mıydı? Normalde bu çıkar döngüsü, birinin yanlışları nedeniyle aforoz edilmesine engel değil. Ancak 1990?ların ortasından beri bir seri dopingcinin sicilini tüm iddialara rağmen yirmi sene temiz tutuyor ve bisikleti bırakır bırakmaz hepsini adamın üstüne yığıyorsanız işin şekli değişiyor. Bugün Lance Armstrong?u dışlayan bisiklet profesyonellerinin günahı hiçbir şekilde Armstrong?unkinden az değil. Birini öldürenin yanında, cesedi dolapta saklayanların da suçu var, hele ki bu sayede cepleri doluyorsa…

Lance Armstrong?u kahramanlaştıran sürecin taşıdığı tüm çıkarcılık ve sinsilik, bugün Armstrong?un tarihe gömülme sürecinde de karşımıza çıkıyor. Sporsever olarak söylediği tüm yalanlar için ona kızabiliriz, ama bizi asıl kaygılandırması gereken onu var edenle yok edenin benzerliği olmalı. Bir ortamın temizliği, genelde en kirli olana yaptığı muameleyle kendini belli ediyor. Bisiklet dünyası, Lance Armstrong?u cezalandırmalı, ama karşısında duran kim olursa olsun destekleyerek değil. Aksi takdirde Armstrong olayı bisikletteki kurumsallaşmış ve sıradanlaşmış dopingle ancak Türkiye?nin Ergenekon davasında darbecilerle ya da şike davasında şikecilerle hesaplaştığı kadar hesaplaşabilir.

Category: Evrensel, sportif meseleler

Yazı gezinmesi

← Milli takıma ne oldu be?
Yeni medyanın eski sorunları →

Bir yanıt yazın Yanıtı iptal et

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Dağhan Irak

@daghanirak.com

Bluesky Profilini Gor
  • Bluesky'da Dağhan Irak tarafindan yazilan gonderiyi goruntule

    Dağhan Irak @daghanirak.com 17 saat

    Foça’da ve başka pek çok yerde neden önseçim yapılmadı? Dönemin CHP yönetimi belediye başkanlarını neye göre belirledi? “Bölgeyi bilen” bir yöneticinin “tamamdır, iyidir, sağlamdır” demesi yetti mi? t24.com.tr/yazarlar/hak...
    ❤️ 2 🔄 1 💬 2
  • Bluesky'da Dağhan Irak tarafindan yazilan gonderiyi goruntule

    Dağhan Irak @daghanirak.com 3 gün

    ha bir de şunu diyeyim, Saniye Hanım, Cemil Tugay'ın haberi olmadan tek adım atmadı, atmaz. bu da burada dursun.
    ❤️ 1
  • Bluesky'da Dağhan Irak tarafindan yazilan gonderiyi goruntule

    Dağhan Irak @daghanirak.com 3 gün

    Foça küçücük yer, Saniye Hanım'ı hiç görmesem haftada iki kez görürüm Eski Foça'da. Hadi esnaf çekinir, korkar, susar, Saniye Hanım bizim gibilerin yolundan kaçar. Ama seçimlerde sandığa bastonla giden amcalara teyzelerin iki çift lafı olacaktır. İllâ denk gelir.
    ❤️ 1 💬 1
  • Bluesky'da Dağhan Irak tarafindan yazilan gonderiyi goruntule

    Dağhan Irak @daghanirak.com 7 gün

    "The pattern is that Cambridge chooses. It chooses which complaints to hear. It chooses which complainants to protect and which to investigate. It chooses which staff to defend from external scrutiny and which to expose to it." 21percent.org?p=4327
    ❤️ 6 🔄 1
  • Bluesky'da Dağhan Irak tarafindan yazilan gonderiyi goruntule

    Dağhan Irak @daghanirak.com 1 hafta

    ver erik dalını...
    ❤️ 3 💬 2
Son guncelleme 10 dakika once

YouTube kanalım

No videos found matching your query.
© 2026 Dağhan Irak Kişisel Web Sitesi | Powered by Minimalist Blog WordPress Teması