"Enter"a basıp içeriğe geçin

Apple jenerasyonu üzerine…

Bence Steve Jobs’un en büyük başarısı, çok iyi donanım ve çok iyi tasarımla, yazılımla ilgili bütün sıkıntıları sümen altı edecek bir paket yaratmış olması. Apple kullanıcılarının büyük bölümü, bizim ülkemizdekiler özellikle dahil, kendilerine yaratılan Apple modernliği algısını fazlasıyla benimsemiş durumdalar. Apple, son yıllarda marka aidiyetini en derin şekilde kuran firmalardan. Buna bir örnek daha vermek gerekirse, o da Starbucks olur. İşin ilginci bu iki firma aynı hedef kitleye hitap ediyor. Modern, üst-orta sınıf, şehirli, genç…

Bu profil bizim ülkemizde çok önemli bir yere tekabül ediyor. Bizim ülkemizdeki modern, üst-orta sınıf, şehirli gençler kendilerini bu ülkeye sıkışmış bir azınlık gibi hissediyorlar. Kendilerini Batı’yla ayıran duvarlardan hoşlanmıyorlar, görebildikleri-tanıyabildikleri kadarıyla Avrupalı bir yaşam tarzını benimsemeye çalışıyorlar. Sabahları metroya ellerinde karton bardakla Starbucks kahvesiyle binmek bu yüzden önemli, Ipad’le twit atıp haberleri Flipboard’dan takip etmek de. Radikal’in sayfalarını bir parmak darbesiyle çevirmenin verdiği huzur, o duvarı bir parmak darbesiyle yıkabilme isteğinden geçiyor aslında. Bu ülkenin o kitleye verdiği huzursuzluk arttıkça, onların o duvarların arkasından Batı modernitesini koklama çabaları umutsuzca derinleşiyor.

?Onlar? derken dışlamaya çalışmıyorum. Belki bu yazının okurları arasında da böyle hissedenler vardır. Belki ben dahil hepimizde farklı ölçülerde bulunuyordur bu his. Tahammülsüz bir muhafazakarlığı, yeni ve doymak bilmez bir sermayeye dayanan yeni bir modernliği benimseyememe, ondan kaçma hissiyle de alakalı olabilir bu el yordamıyla Batılı olma arzusu, bilemiyorum. Ama şunu biliyorum. Ne Apple, ne Starbucks, ne IKEA, ne başka bir marka bundan bihaberler. Bu kitleyi iyi tanıyorlar. Benzerlerini Hindistan’da, Rusya’da, Malezya’da, hatta belki İran’da bile görüyorlar. Neyi öne çıkarıp, neyi saklayacaklarını iyi biliyorlar. O kitle için metroda karton bardakla görünmenin, o firmanın Etiyopya’daki kahve işçilerini her yıl milyonlarca dolar zarara sokmasından daha önemli olduğunu biliyorlar mesela. Aynı şekilde, o kitlenin edindiği bu yeni “modern” kimliğe yapılacak her sorgulamaya karşı hırçınlaşacağını ve markalarına doğal koruma sağlayacağını da…

Bu modernite krizini çözebilme iddiasında değilim. Ama şunu önerebilirim. Modern olma hasreti, firmalarla ilgili, daha doğrusu kapitalizmle ilgili gerçekleri yok saymayı beraberinde getirmesin. Apple’ın açık kaynak koduna, açık içeriğe, yani yazılım özgürlüğüne vurduğu darbeleri, Starbucks’ın Afrika’da yaptıklarını, başka firmaların çalışanlarına ve yerel rekabetçilerine karşı yaptıklarını unutmayın. Kafanızda firmaları ve bu sistemi meşrulaştırmayın, soru sorun. KFC’den içeri her girişinizde işkence edilerek öldürülmek için yetiştirilen, tavuk bile denemeyecek kadar genetik yapısı değiştirilmiş o hayvanları düşünün. Starbucks’tan her sipariş verdiğinizde Etiyopya’da ellerinde ürünleriyle fakirliğe mahkum edilmiş kahve işçilerini. Canınız her Burger King istediğinde tuvalete bile gitmesine izin verilmeyen çağrı merkezi emekçilerini hatırlayın. Sizi bu sistemin kölesi olmaktan koruyacak tek şey hâlâ insanlığınız. Ve şüphesiz ki insan olmak, Batılı ya da modern olmaktan hâlâ daha önemli.

9 Yorum

  1. Armagan Amcalar Armagan Amcalar 06/10/2011

    Guzel yazi. Tek hatasi; Apple’in acik kaynaga herhangi bir darbe vurmamis olmasi. Acik kaynak kodlu urunlerden beslendigi gibi; WebKit gibi projelerle, HTML5 icin onayak ve oncu olmasiyla – en azindan rakiplerine oranla – acik kaynaga destek olmustur.

    • admin admin 06/10/2011

      Yazılımların yalnızca Apple Store’dan dağıtılabilmesine, Apple’ın hoşlanmadığı hiçbir yazılımın kullanıcıya ulaşamamasına ne yapacağız peki?

  2. Serdar Serdar 06/10/2011

    Yazinizin hemen hemen tamamina katilmakla beraber bir seyi belirtmek isterim. Apple’a karsi musterileri/kullanicilari tarafindan duyulan “marka aidiyeti”nin -en azindan kisa bir sure oncesine kadar- diger benzer firmalardan farkli bir yonu vardi. Iki yonlu bir aidiyet duygusu vardi Apple ve kullanicilari arasinda. Ornegin HP yeni bir versiyonunu duyurdugu urununu ayni gun icinde tamamen terkedip, platformdan neredeyse tum destegini cekebilirken (bkz. HP Touchpad, webOS); Apple elinizden dusurup kirdiginiz iPhone’u gidip magazada olayi anlatmaniza ragmen hic soru sormadan 5 dk. icinde bire bir degistiren bir firma(ydi). (kendi tecrubem) Yuzlerce dolar verdiginiz bir aletin ufacik bir darbeyle paramparca olmamasi gerektigini belirttiginizde yuzunuze gulmeyen bir firma(ydi). Steve Jobs’a mail attiginizda cevap verirdi. Bugun internette forumlari dolasirsaniz Apple icin son yillarda yapilan en buyuk elestirinin bu ozelligini yitirmeye yonelik attigi adimlar oldugunu gorebilirseniz. Bahsettiginiz jenerasyonun bir uyesi oldugumu soyleyebilirim ama samimiyetle sunu da belirtmeliyim ki benim ozlemini cektigim “modernite”nin bu yuzu metroya Starbucks kahvesiyle binmek degil; musterisine koyun gibi davranan, kapitalizmin cirkin yuzunu adeta “suratima tukurerek” gosteren firmalarla cevriliyken (bkz. eksisozluk’te digiturk basligi, hepsiburada basligi) musteriye/kullaniciya koyun olmadigini hissettiren markalara erisebilmek. Turkiye icin bu tutumun sadece “kapitalist” firmalara has olmadigini, hayatin her yonunde benzer bir tutumla karsilastigimizi belirtmeme gerek yok. Bu ne yazik ki kapitalizmin arka yuzunu gormezden geldigimiz gerceginiz degistirmiyor ama inanin ki “Batı modernitesi” dediginiz sey bir cogumuz icin sadece “goruntu” degil.

    Bugun benim icin “ornek” firma Amazon’dur. Bu konuda bir yazi hazirlayip, “musteri aidiyeti”nin bu yuzune de karsilastirmali olarak deginirseniz cok sevinirim. “Amazon jenerasyonu” adina internette yaptigim cabuk bir arama sonucunda buldugum su link’i de paylasiyorum:

    http://consumerist.com/2007/12/amazon-sends-best-customer-service-e-mail-ive-ever-received.html

  3. ckurc ckurc 06/10/2011

    Apple’in cok iyi bir donanimla ve tasarimla, yazilim kisimini sumen alti ederekten insanlari marka degeriyle kendisine baglamasi ve bundan hareket ederek Apple kullanicilarin buyuk bolumunun Apple “modernligi” algilsina kapimis olmasi yuzeysel bir sav. Oncelikle, sunu belitmek istiyorum ki, Linux-sever Apple-nefret eder bir siteden uzun bir okuma listesi koymak, Apple’in kotu bir yazilim sattigina kanit degil. Daghan bey isterse, kendisine uzun uzun anlatirim ama cidden bu konuyu merak edenler okuma listesine baktiktan sonra su sitelerdeki Mac OS X, iOS, iPhone, iPad ve Mac’ler hakkindaki elestirilere bakabilirler: Gizmodo, All things D, Engadget, Cnet, Zdnet. (Mac-sever bir bakis acisi isterlerse Cult of Mac’e bakabilirler)
    Apple’in ozellikle son zamanlarda teknolojiye katkilari ise yadsinamaz. Daha kimsenin aklinda iPhone, iPad ve iOS gibi fikirler ve urunler yokken, iPhone ve iPad cikmasiyla birlikte piyasanin daha once olmadigi sekilde degismesi, Samsung, Sony, HTC, Google gibi firmalarin bir anda iPhone, iPad ve iOS benzeri urunler cikarmaya baslamasi, Apple kotu yazilimi, iyi donanim ve tasarimla satiyor aciklamasindan cok daha ote.
    Daghan beyin yazisina baktigimizda zaten Apple’in hangi yaziliminin kotu oldugunu da anlayamiyoruz. Kotu olan MAC OS X mi, yoksa iOS 5 mi? Tek tarafli verdigi okuma listesine gore hepsi kotu. Simdi oncelikle Apple Store degil App Store (yani uygulama dukkani). MAC OS X’deki App Store’la iOS’deki App Store farkli calismaktadir. MAC OS X’de kullanici isterse App Store’u kullanir, istememesi halinde App Store disinda program yukleyebilir. Bu noktada demekki Daghan beyin iddia ettigi “Apple Store” daki keyfi ve kisitlayici uygulama yok. Ote yandan iOS’deki App Store Daghan beyin dedigi gibi kisitlayici. Ama orada da Apple’in yaptigi bir secim var. Ya kisitlayici olup, iOS’le en iyi uyumda calisacak programlarini denetleyerek alacaklar, ya da tamamen serbets birakacaklar ve Android’e oldugu gibi mesru yazilim gibi gorunene fakat kullanici bilgilerini calan, ya da ayni wi-fi uzerinde olan ve facebook’a baglanan insanlarin sifrelerini calan uygulamalarin oldugunu bir ortama izin verecekler. Apple ilkinden yana oldugu asikar. Tabi ki belli derecelerde keyfi uygulamalar olabilir, ama bu Apple’in ve aslinda App Store benzeri uygulamalar yuruten diger sirketlerinde yasadigi ogrenme surecinin bir parcasi. En azindan ben durumu boyle goruyorum.
    Daha devam etmek gerekirse, Apple yok yere tuketici memnuniyetinde surekli 1 numara olmuyor. Gerek Mac OS X, gerekse iOS gercekten iyi isletim sistemleri ama tabi ki mukemmel diyemem. Zaten hic bir isletim sistemi mukemmel degil ama MAC OS X ve iOS rakiplerine gore genel olarak daha iyi. Dedigim gibi, bana inanmak zorunda degilsiniz, ama yukarida belirttigim sitelere bir bakin. Ya da en azinda bir Apple Store’a (burasi fiziki olarak Appler urunlerinin satildigi yer) gidip bir Mac Air’i bir iPad’i deneyin derim. Farki goreceksiniz. Bu baglamda Apple’in sadece dezign ve donanimla uzerinden markayla birlikte modernite sattigi savinin guclu olduguna inanmiyorum.
    Simdi neden bu kadar Apple savunuculugu yaptigima gelince. Cunku Apple’in yazilimlarini kotu oldugunu kanitlanirsa, Apple kullanicilarinin bu urunleri teknolojik ustunlukten ote (nesnel bir degerlendirme), gosteris ya da kendi modernliklerini korumak icin (oznel bir degerlendirme) aldiklarini daha rahat ispatlanabilir. Fakat, Apple yazilimlarinin iyi oldugunu kabul edersek, Daghan beyin savinin ikinci kismini kanitlamak cok daha zor olacaktir, ki aslinda gerceklik budur. Apple kullanicilarinin buyuk bir cogunlugu Daghan beyin iddia ettiginin aksine, bir Apple urunu alirken, aletin teknolojik olarak rakiplerine ustun olduguna inanarak aliyor ki, internette yapilan cogu urun elestirisi zaten bunu soyluyor. Ortada teknolojik ustunluk gibi nesnel bir oge olunca, aletin gosteris icin alindigini ispat etmek cok zor bir hale geliyor.
    Butun bunlar bir yana, Daghan beyin iddiasi, tum Apple kullanicilari icin olmasa da, aslinda belli bir kesim icin dogru. Ama bu noktada suna dikkat etmek lazim, sorun Apple ve onun urunleri degil. Cok daha derin bir sorunsal var ve o da Cnet’te Technically Incorrect kismini yazanin iddia ettigi gibi insanlarin ici o kadar bos ki, kendilerini kullandiklari aletlerle ifade ediyorlar. Ben bu yoruma katiliyorum, ve cidden belli bir kesimin kendini kullandigi araclarla ifade etmeye calistigina inaniyorum. Kisaca demek istedigim burada sorun Apple degil. Apple kullanan buyuk bir cogunluk degil. Ya da Apple’in yarattigi marka degeri ve Apple urunleri arasindaki entegrasyon degil. Hatta ve hatta bence Turkiye’de gorduklerinden yola cikarak, buradaki olgulari butun dunya’ya yansitmakta yanlis bence.
    Evet, Apple urunlerini Daghan beyin dedigi nedenlerle kullanan insanlar var, ama 1- bunlar cogunluk olup olmadigi kesin verilerle destekleyemeyiz, 2- Apple urunleri gercekten iyi araclar, bu sirketin teknolojiye olan katkisini goz ardi edemeyiz. Daghan beyin savi ancak ve ancak kisisel temelde, musterinin acik bir sekilde Apple urununu sadece goruntusunden dolayi ya da butun arkadaslarim kullaniyor ben de kullanmaliyim seklinde mesrulastirmalari oldugu zaman daha saglam hale gelmektedir. Cunku ancak bu tur ornekler satin alanin aldigi sistem hakkinda hic bir bilgi ve gorus sahibi olmadigini, tek motivasyonun marka degeri ve belli bir gruba dahil olma istegi oldugunu kanitlar. Bunlarda da genelleme yapmak bence cok cok yanlis.

    • admin admin 06/10/2011

      kötü değil, kötü niyetli yazılımdan bahsediyoruz.

      ben içinde ne olduğunu bilemediğim, yazılımını beğenmediğim takdirde yerine başka bir şey kuramadığım bir donanımı pek kullanıcı dostu bulamıyorum açıkçası. apple ürünleri, tıpkı microsoft ürünleri gibi kullanıcıyı suistimal etme konusunda altın anahtarı üretici şirkete veren ürünler. apple kullanıcıyı suistimal edecek üçüncü parti yazılımları store’a sokmadığını iddia ediyor, haklı, çünkü bunu yapma hakkını kendinde saklı tutuyor. Kullanıcılara imzalattığı korkunç EULA’lar da bunun delili.

      başlı başına app store’un felsefesi bile apple’ın açık içeriğe neden düşman bir firma olduğunu kanıtlamaya yeter. mesela ben kendi tabletime ya da telefonuma istersem android market’ten yazılım kurarım. orada yoksa yaam’dan kurarım ya da istersem slide2me’den kurarım. hiç olmadı, apk’sını indirir kendim kurarım. hiç beğenmedim diyelim, sıfırdan bir rom kurarım ya da başka bir işletim sistemi yüklerim. ipad’e ya da iphone’a bir şey yüklemek için ise ya şirketin çeşmenin başını tuttuğu app store’a ya da itunes denen cross-platform bile olmayan paçavra programa ihtiyacım var. kusura bakmayın da telefonum ya da tabletim bana “bana bir şey yüklemek istiyorsan ya mac al, ya windows kur” diyorsa ben o cihazı camdan atarım. ben 300 liralık android tablette ubuntu bile çalıştırabiliyorken, ipad bana kılına dokunamadığım bir ios sunuyor ve “ben güncellersem güncellersin” diyorsa, o yazılım anlayışı KÖ-TÜ-DÜR.

      ben bir arch linux kullanıcısıyım. bilgisayarımda kendim kurmadığım tek bir paket bile yok. telefonum da custom rom’la çalışıyor. dolayısıyla argümanlarınız bana başka bir lisanmış gibi geliyor.

      özgürlük diye bir şey var ve ben onu apple’a kendi paramla satmamayı seçtim. tavsiye ederim.

  4. ckurc ckurc 06/10/2011

    Arch linux kullanicisi oldugunuz belli. Fakat, her arch linux kullanicisi gibi kacirdiginiz cok onemli bir nokta var: her kullanici bilgisayar konusunda cok yetkin degil ve olmak zorunda da degil. Durum boyle olunca siradan kullanicinin aradigi ozellikler sunlardir: kullanimi rahat olsun, sorun cikarmasin, ve alet calissin. Bu acidan olaya yaklastiginda ise Apple kullanici dostu, Linux’un tersine. Ortalama bir kullanici icin Linux bazen tam bir kabus olabiliyor. Fedora, Ubuntu, Pardus hepsi evet belli ortak ozellikleri var ama o kadar. Ortalama bir kullanicinin Linux’u hakkiyla kullanabilmesi icin cidden cok istekli ve hevesli olmasi lazim, yoksa cildirmamak elde degil. Yani oyle ki bazen durup dururken Virtual Box uygulaman bozuluyor ve Ubuntu’ya oyle bakakaliyorsun. Kisaca, Linux’u hakkiyla kullaniyorsan sana bravo ama bunu herkesten beklemek bence dogru degil ve Linux kdr stabil ama ondan cok daha iyi bir kullanici arayuzune sahip ve cok daha rahat kullanilan MAC OS X kotu niyetli seklinde kenara itmek dogru degil.
    iPad ozelinde konusmak gerekirse, yazilimi begenmiyorsan Jail Break yapabilirsin. Boylece istedigin her programi eklersin. Eger yanlis bilmiyorsam, Jail Break yapilan iPad’lerde sistem uzerinde de degisiklik yapabiliyorsun. Tabi bu sistemin genel olarak stabilitesini bozuyor ama secim senin. Gene ortalama bir kullanici gozunden bakarsak, Jail Break yapilabilir. Eger sistemi degistirmeyi cok istiyorlarsa. Kisaca teorik olarak, sistem uzerinde degisiklik yapabiliyorsun. Mac OS X’ten zaten bahsetmiyorum, ne istersen yukluyorsun cunku ona.
    App yukleme olayina gelince. Gene olaya sadece kendi acindan bakiyorsun. Ortalama bir kullanici, Android markete girdiginde ya da alternatif marketlere, 1- indirdigi yazilimin mesru bir yazilim mi yoksa virus mu zaten bilemiyor ve bunun ornegi de var, 2- indirdigi yazilimin tablet icin mi telefon icin mi yazildigini bilmiyor.
    300 dolarlik tablette ubuntu kullanabilirsin, eyvallah hatta helal olsun bugune kdr duydugum en hos olay (burada sunu da belirtmek lazim Android neden kullanmiyorsun?) Fakat, o aletin performansini nasil? Aslinda iPad’le de karsilastirmak isterim.
    Ha iOS icinde eger istersen butun paketleri kendin de kurabilirsin. Tek yapman gereken bedavaya Xcode 3 ve SDK indir, aleti gelistirme icin kullanacagim de ve tamamsin. Istersen kendi programlarinla calistir. Ben sahsen bunu yaptim, multi-gesture ozelliklerini iOS 5’den once kullanmaya basladim.
    Kisaca, her hangi bir urun alirken insanlarin belli oncelikleri var. Sen aldigin aletti istedigin gibi degistirmeyi oynamayi secmissin, ben performans’i sectim. Apple sirket olarak musterilerine stabil ve yuksek performansli bir urun vermeyi, uygulama alirken de insanlarin rahatini ve guvenligini dusunmusler ve tabi ki bunun belli olculer de bedeli var (mesela isguzar bir open source delisi yuzunden VLC App Store’dan cikarildi)
    Bunlarin hepsi bir yana, su anda sende gordugum ve genelde de Linux kullanan bazi arkadaslarimda gordugum bir davranis bicimi var; Linux’u kullanmanin yuksek duzeyde bilgisayar bilgisi gerektigidigi gercegindan uzaklasip, butun kullanicilarin sizin gibi olmasini bekliyorsunuz. Bunun disinda kalanlar, yani Apple kullanicilari fln, hor goruluyor (yukarida benim yazdiklarimin sana baska bir lisan gibi gelmesi gibi). Ozur dilerim ama bence bu cok kibirli bir durus. Sizlerin Linux’dan aldigi verimi, butun kullanicilar alamayabilir, ve Linux sistemleri bu insanlar icin gercekten cok buyuk sorun kaynagi olabilir. Senin “ozgurluk” diye tanimladigin sey bir baskasi icin iskence olur. Degerlendirme yaparken bunlari da goz onunde bulundurmak gerekiyor.

    • admin admin 07/10/2011

      Aslında tartışmanın buraya çekileceğini çok iyi biliyordum, o yüzden Linux konusuna, hele Arch’a hiç girmemem lazımdı. Neyse, tekrar özüne döndüreyim. Ama basitçe cevap vereyim, kimse aldığı cihazın yazılımıyla oynamak zorunda değil, ama bunu yapma özgürlüğünün kısıtlanması müşteriye saygısızlık ve kesinlikle kötü niyet taşıyor. Apple, ticari çıkarları için yazılım konusunda bu kadar sıkı.

      Benim dediğim şey şu. Mesela süt alıyoruz ya da başka bir gıda maddesi. Üzerinde içinde ne olduğu yazıyor. Biz kullanıcı olarak içindekilerin ne olduğunu anlıyor muyuz, %99’umuz anlamıyor. O Exxx diye giden maddelerin hangisi yararlı, hangisi zararlı biliyor muyuz, hayır. Ama öğrenmek istersek öğreniriz. Araştırırız ya da bir bilene sorarız. Ya da benim gibi vejeteryansınızdır, rennet ya da jelatin kelimelerine dikkat edersiniz, görürseniz almazsınız. Bu özgürlüğümüz var, çünkü firmalar ürünün içine koyduklarını tüketiciye söylemek zorundalar.

      Bu işletim sistemi dediğimiz şeyler de parasını verip aldığımız ürünler. Ama içindekilere bakabiliyor muyuz, hayır. Neden? Çünkü iki çok uluslu şirket, kendi ticari çıkarları için bunu bizden saklıyor. İçinde illa zararlı bir şey olduğu anlamına gelir mi bu? Hayır. Olmayacağı anlamına gelir mi peki? Ona da hayır. Dünya kapitalizminde milyon tane üç kağıtçılık ve haksız rekabetle semirmiş iki firmaya ben niye güveneyim bu konuda? Hakkında insanların özel bilgilerine tecavüz etmekten federal dava açılmış bir firmaya niye güveneyim?

      İşte bu sorunun cevabı yine marka aidiyeti ve kapitalizme bakıştan kaynaklanıyor. Yani yazıda bahsettiğim yere geliyor. Ben laf dolanmasın diye oralara hiç girmemiştim, girdim, yine aynı yere geldik. İnsanlar kullanıcıları dolandırmaktan hakkında dava açılmış bir firmanın ürününü kullanıyorlar, çünkü o markaya sahip olmak onlar için kişisel bilgilerinin çok uluslu şirketlere gitmesinden daha önemli. Bu bakımdan Apple kullanıcıları, ne yazık ki Microsoft kullanıcılarından bile daha bilinçsizler. MS kullanıcıları çoğunlukla başka alternatife sahip olmadıklarını sanıyorlar, Apple kullanıcıları ise bile bile lades diyor, çünkü çok havalı.

      Özetlemek gerekirse, mesele Apple ya da başka bir marka değil. Kapitalizmin büyük aktörlerine bu kadar aidiyet ve güven beslemek tehlikeli. Çünkü hepimiz birey olarak bu sistemin sırtından para kazanmayı hedeflediği istatistik parçalarıyız yalnızca. Buna karşı en basit tepki kendimizi korumak olabilir. Her gün yetmiş çeşit çok uluslu şirket tarafından sömürülürken, onlardan birini savunmak bana çok tuhaf geliyor açıkçası.

      Not: Bu arada şimdi dikkatimi çekti, Gizmodo’dan bahsetmişsiniz, ben onu kaçırmışım. Hani Apple yöneticilerinin, ticari hakları ihlal ediliyor diye editörlerinin evine polis baskını düzenlettiği Gizmodo’dan… 🙂

  5. ckurc ckurc 07/10/2011

    Tartisma ister istemez buraya cekilecekti cunku ilk seferdin de belirttigim uzere savini temellendirdigin nokta Apple’in yaziliminin kotu niyetli olusuydu (aslinda bu noktada da yazilim kotu mu, sirket kotu niyetli mi tam olarak hangisini savundugunu anlayamadim). Sonucta, Linux vs Apple tartismasinin otesine gectigimiz de, evet ortada kapitalism’e ait bir sorun oldugunu goruyoruz. Zaten bu bence yadsinamaz. Bununla da bir sorunum yok.
    Fakat, hem ana metin hem de su son yazindaki yegane sorun sudur, ki garip olarak Turkiye’deki sol dusunceye sahip insanlarda da, bir markaya takilip, onu kullanan herkesi ici bos insanlarmis gibi gosterilmesi. Bu hayret ederek gozlemedigim olgu, kendine ait olmayan, kendi disinda kalan her olguyu kapitalismin emellerine alet olan, bilincsiz insanlar toplulugu seklinde gormek. Turkiye’deki solun kendisi disinda kalanlari asagilayici olmasi hayret verici.
    Kapitalism’in urunlerini satmak icin insanlarin istekleri ve arzulariyla oynamasi, marka aidiyeti yaratmaya calismasi ve boylece X sirketinin insanlari kendine kitlemesi, cidden varolan bir sorun, ama bu sorun sadece Apple’in yaptigi bir olgu degil. Evet, gunumuzde Apple bunu en iyi sekilde yapiyor, ve gozumuze bu batiyor.
    Fakat, butun bunlari yapiyor olmasi, gene yukarida belirttigim uzere, yaziliminin kotu oldugu anlamina gelmez; keza yaptiklari diger sacmaliklarinda kotu niyetli oldugu anlamina da gelmez. Devam etmek gerekirse, butun Apple kullanicilarinin, Apple urunlerini marka aidiyetinden veya ozenmekten dolayi aldigini da kanitlamaz. Yazindaki en buyuk sorun bu. Sonucta, son yazidaki analize katiliyorum, ama soruya verdigin cevaba katilmiyorum.
    Mahkeme olayina gelirsek. Evet, dava acildi. Ama sende sunu cok iyi biliyorsun ki, suclu oldugu kanitlanana kadar, herkes masumdur. Davanin ne sonuc verdigini biliyor musun? iPhone’lardan Apple’a direkt bilgi aktarimi olmadigi kanitlandi.
    Sonuc olarak, kapitalism baglaminda yaptigin analize katiliyorum. Benim derdim zaten bu analizle ilgili degil. Yazidaki ana nokta, kapitalist sistemdeki bu carpikligi, tek bir sirkete kanalize etmen ve onu kullanan buyuk cogunlugu Apple urunlerini marka degerinden dolayi kullaniyor onermesi yanlis. Neden yanlis, cunku insanlar teknolojik bir alet alirken, bir cok farkli nedensellik yuruterek aliyorlar, ve gunun sonunda aslinda bu eski ve artilarin toplanmasidir. Senin yazin, ve aslinda Linux vs Mac tartismasinda da oldugu gibi, tek bir nedensellik olmasi gerektigini varsayiyor. Insanlar teknolojik bir urun alirken, o tek nedensellik uzerinden gitmek zorunda degiller. Kendilerince sahip olduklari teknik bilgi baglaminda kendi islerine en iyi sekilde yarayacak araci aldiklarini dusunebilirler. Durum boyle oldugunda, marka degeri ve firma aidiyeti soylemi biraz havada kaliyor. Ki yapmaya calistigin seyi anliyorum, ama ozellikle teknolojide insanlarin tam olarak hangi nedenlerden dolayi hangi kararlari aldigini saptamak zor.
    Daha once de dedigim uzere bu konudaki en guzel yaklasim Technically Incorrect’teki yazidir. Cunku, insanlarin kendi benliklerini araclar vasitasiyla sergilemeleri ve bu sekilde vuku bulan maddecilik, kapitalism’in icimize nasil isledigini cok daha iyi gostermektedir. Bu baglamda, mesela kendini fikirleriyle ve benligiyle tanimlamak yerine, kullandigi araclarla tanimliyorsa sorun buradadir. Bu arac Apple olur, Android olur, BMW olur vb. Fakat, dedigim gibi, bunu bu araclari kullanan herkes icin genelleyemezsiniz ve tartisma tek bir firmaya yogunlasmamali.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.