"Enter"a basıp içeriğe geçin

Kimilerine Mendes, kimilerine Melendez…

Gines Melendez, İspanya 19 Yaş Altı Milli Takımı’nın teknik direktörü. 17 Yaş Altı kategorisinde baş antrenör olarak, 19 Yaş Altı’nda ise bir altyapı efsanesi Juan Santisteban’ın yardımcısı olarak kazanmadığı başarı yok. Üç sezon önce Santisteban emekli olunca görevi devraldı. Bu sene takımı Avrupa Şampiyonu yaptı. Tek mağlubiyetlerini grup birinciliğini garantiledikten sonra yedek takımla karşısına çıktıkları Türkiye’den aldılar. Geri kalan rakiplerin çoğuna 4-5 gol attılar.

Melendez’i özel yapan başarıları, Avrupa ve Dünya çapında kazandığı kupalar filan değil ama. Onu özel yapan ne biliyor musunuz? İnsan olması. Şu son turnuvada Türkiye maçından sonra yemek salonunda tüm İspanyol oyuncuların rakiplerini tek tek tebrik edip salondan öyle çıkması. Bir önceki turnuvada takım finalde Fransa’ya kaybederken bitiş düdüğüne saniyeler kala gidip rakip antrenöre sarılması, hakkını teslim etmesi, şampiyon olamıyorsa şampiyonu ilk kutlayan olmak istemesi.

İspanya’da altyapı senelerdir Santisteban, Inaki Saez, Melendez gibi hocalara teslim. Yaşlı başlı bu adamlar hem kupaları topluyor, oyuncuları A takımlara hazırlıyor, hem de onlara insan olmayı öğretiyorlar. O milyon dolar eden oyuncular böyle yetişiyor.

Gelelim İspanyollar’ın saygıyla ellerini sıktığı bizim gençlere. Bizzat o takımda bulunan Atınç Nukan, yıllardır menajerlerin elinde oyuncak edilen büyük yetenek Muhammed Demirci ve A takımda alkış alan, Beşiktaş taraftarının üstüne titrediği Necip Uysal apar topar Jorge Mendes’in fonlarına devredildi. Hani şu Beşiktaş’ın durmadan oyuncu alıp zengin ettiği, şimdi bir de hiçbir kariyeri olmayan bir teknik direktörü aldığı Jorge Mendes. Yıldırım Demirören’in futbol dışı sektörlerde de iş ortaklığı kurduğu Jorge Mendes.

Deniyor ki ?fon öcü müdür?? ?Fena mı oyuncular değer kazanır?mış, ?pazarları olur?muş, ?Beşiktaş kârlı çıkar?mış.

Bir kulüp düşünelim. Bu kulübün başkanı kulübü durmadan kendine borçlandırıyor. Başkan olarak imza atıp kreditör olarak kendisinden borç alıyor. Bu borç sistematiği sayesinde kulüpte ekonomik bir iktidar kuruyor. Uyandırdığı bütün antipatiye rağmen onu yönetimden indirebilecek kimse yok, çünkü seçimi kaybettiği an borçlarını geri isteyecek, kulübe temlik koyduracak. Kongre üyeleri nefret bile etseler, gidip paşa paşa oy veriyorlar. Bu döngüde yalnızca taraftar ses çıkartabiliyor.

Bir gün bu adam kulübün kapısından içeri bir menajer sokuyor, aynı zamanda müstakbel iş ortağı. Bir anda yıldız transferler gelmeye başlıyor, taraftarın sesini kesmek için. Yıldızların finansmanı iki şekilde. Bir; üstteki paragrafta anlattığım gibi, iki; Mendes ve arkadaşlarının kurduğu fonu ortak ederek, üstelik bunu Sermaye Piyasası Kurulu’ndan bile saklayarak. Yani tek parmaktaki balı kendi yalarken, diğerlerini kankalara yalatmak diyebiliriz buna. 19 yaşındaki çocukların sırtından hem de… Öcü mü şimdi bu, hiç olur mu!?

Futbolsever olduğunu, Metin-Ali-Feyyaz’lı günleri özlediğini iddia eden Beşiktaşlı’ya soruyorum. Yahu, şu üstteki tabloyu görünce miden kalkmıyor mu? SPK bile ?neler oluyor? diye ayaklanırken, sen hakikaten savunabiliyor musun bunu?

Geçen hafta ABD’den bahsetmiştim hatırlarsınız. Orada Dünya İkincisi Kadın Milli Takımı’na imzalatılan bir kontrat var; içinde bir madde, ?ülkede bir profesyonel lig olduğu sürece yurt dışına gidemez?. Çünkü ABD’de lig yeni, yarın öbür gün para babasının teki çıkar da ülkede oyuncu bırakmazsa diye şimdiden önlemini alıyorlar. Birileri zengin olacak diye ülkede futbol bitmesin istiyorlar. Kapitalizmin global başkenti ABD yapıyor bunu.

Futbol kapitalizminin Avrupa’daki merkezlerinden İspanya’da bile çocuklar Melendezler’e emanet ediliyor, kurda kuşa yem olmasınlar, insan olsunlar diye. Biz ise Mendesler’e emanet ediyoruz.

Ve bunu bile savunabilen çıkıyor.

Sonumuz hayır olsun…

* 6 Ağustos 2011 tarihli BirGün Gazetesi’nde yayımlanmıştır.

 

 

3 Yorum

  1. Ozan Ozan 06/08/2011

    tüm beşiktaşlıların okuması gerekn bir yazı.elinize sağlık

  2. aysu aysu 06/08/2011

    bu kadar olur bu kadar güzel yazılır eline yüreğine sağlık.hislerime tercüman olmuşsun saol varol Dağhan Irak..

  3. alperen altan alperen altan 06/08/2011

    Söylediklerinize %100 katılmakla beraber bir kaç şey eklemek istiyorum. Jorge Mendes’ in kaz gelecek yerden tavuk esirgememesi mantığının altyapısını oluşturan bir kaç hamleyi de ben belirteyim.

    *YD , Morinho , Mendes Ve C. Ronaldo’nun Portekiz’deki tatil sitesi yatırımları

    *Mendes e yakınlığıyla bilinen Mourinho’nun “Beşiktaş’ı çalıştırmak isterim” açıklamaları

    * C.Ronaldonun YD in davetiyle Türkiye’ye gelmesi ,

    *Ronaldo’nun İlerde Bjk’de oynayabilirim açıklamaları

    *Almeida transferindeki Real Madrid ve Mourinho’nun rolu

    de bu oyunun parçaları olarak görüyorum.

    Saygılar

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.