Laiklik, sol, Birleşik Haziran ve Başlangıç

ManşetDerdimi anlatmaya başlamadan önce yine iki ön okuma ricam olacak. Bunlardan birincisi Birleşik Haziran Hareketi’nin Birinci Türkiye Meclisi kararları: http://birlesikhaziranhareketi.org/turkiye-meclisinin-1-toplanti-kararlari/ Diğeri ise Başlangıç’ın BHH’ye yönelttiği eleştiriler: http://baslangicdergi.org/baslangic-yazilari-n-12-baslangic-neden-birlesik-haziran-hareketinde-degil/

Her şeyden önce Türkiye solunun kendini yeniden tanımlama çabasını olumlu bulduğumu söyleyeyim. Reaksiyoner ve duygusal siyaset tarzına bu kadar açık olduğumuz bir dönemde, sol ne kadar mantık çerçevesinde kalıp, soğukkanlı davranırsa o kadar iyi.

Bunun yanı sıra laiklik tartışmasının sol içinde yeniden başlamış olmasını da son derece faydalı buluyorum. 28 Şubat sonrası dönemde militarist yönetime karşı oluşan tepki, liberal-muhafazakar ittifakıyla laikliği Kemalizmle iç içe geçirip dışlayan bir çeşit kültürel hegemonya doğurmuştu. Daha basit ifade etmek gerekirse, laikliği bırakın savunmak, telafuz etmek bile Kemalist olmaya eş değerdi. Şu son on senede bu süreç belki Kemalizmin otoriterliğinden kurtulmamızı sağladı ama karşılığında laik demokrasiyi kaybettik. Elimizde ne kaldığını şimdi görüyoruz. Dolayısıyla tekrar bir laiklik tartışması açmak gerekli.

Hem BHH’nin, hem de Başlangıç’ın metinlerinde laikliği yeniden tartışmaya yönelik bir çaba görmek mümkün. Özellikle Başlangıç metni, laiklikten ne anladığını açıkça ortaya koyuyor.

image_pdf