"Enter"a basıp içeriğe geçin

Kanlı Pazar’ın ardından…

Yıllar boyunca Kuzey İrlanda kimlik her şey oldu. Hayata bakışı, yaşayışı, girip çıktığınız mahalleleri, hatta yaptığınız sporları bile o belirledi. Protestanlar’la Katolikler’in, bir diğer deyişle Britanya yanlılarıyla cumhuriyetçilerin bölünmüşlüğü, aynı zamanda hayatı da ortadan bölüyordu.

Marc Mulholland, Kuzey İrlanda’daki insanların kimliklerine olan adanmışlıklarını yıllar boyunca kemikleşen ve artık içselleştirilmiş kolektif korkularla açıklıyor. İrlanda sorunu iki tarafın birden kazanabileceği bir sorun değildi. Bir taraf Kuzey İrlanda’nın Britanya yönetiminde olmasını istiyordu, diğer taraf ise İrlanda Cumhuriyeti’ne bağlanmasını. İnsanlar karşı tarafın istediği olduğunda ilk iş olarak diğer tarafı yok edeceğini düşünüyor, sorunu bir varoluş sorunu olarak algılıyordu. İşte bölünmüşlüğü yıllarca kader yapan bu korkuydu.

Sekterlik sporu da can evinden vurdu. Protestanlar’la Katolikler futbolla rugby’i kendi aralarında paylaşıp, diğerine ellerini bile sürmediler. Cumhuriyetçi katolikler adanın güneyinde popüler olan rugby’i benimsediler. Bu spor dalında Kuzey İrlanda ve İrlanda Cumhuriyeti tek bir milli takımda buluştu. Tek bayrak altında buluşan ve tek bir marş söyleyen (her ne kadar o bayrak ve marş resmi olmasa da) Kuzeyliler ve Güneyliler’den oluşan bu takım tüm milliyetçi İrlandalılar’ın rüyasıydı. Futbol ise Kuzey’deki protestanlara kalmıştı. Koca ligde katolik taraftar tabanına sahip tek bir takım vardı. O takım, yani Derry City, gittiği her yerde kraliyet yanlısı sloganlarla karşılanıyor, Britanya güvenlik güçleri tarafından hırpalanıyordu. Derry’nin ev sahibi olduğu maçlarda da durum farklı değildi. Katolik taraftarlar rakiplerini cumhuriyetçi sloganlarla karşılıyor, pek çok maç taraftarların Britanya polisiyle çatışmasıyla sona eriyordu. Derry City çareyi adanın diğer tarafına geçmekte buldu. FIFA’dan özel izin alan kulüp İrlanda Cumhuriyeti Ligi’nde oynamaya başladı. UEFA’ya başvurarak iç saha maçlarında kendi güvenliklerini kendileri sağlamanın iznini de kopardılar. Derry City’nin stadyumu Brandywell, şehrin içinde Kuzey’den kopuk bir adaydı adeta. Kuzey İrlanda futbolu ise tamamen protestanlara kalmıştı.

Sorunu 1998’deki Belfast Antlaşması’yla çözüm buldu. İki tarafın da istediği olmayan ama iki tarafın da korkmadan yaşayabileceği yeni bir kader çizildi coğrafyaya. Milliyetçiliğin, sekterliğin taleplerindense adaletin, barışın ve demokrasinin hakim olacağı, bir arada yaşamı sağlamaya yönelik adımlar atıldı. Kimse diyalogtan kaçmadı, yollar tıkansa bile vazgeçilmedi. Birinin diğerine dayatmadığı, herkesin payı olan bir çözüm üretildi.

Ancak yıllar geçmesine rağmen İrlanda’da hâlâ sekterliğin izlerine rastlanabiliyor. Tribünler tek kültürlü ve milliyetçiliğe oldukça açık. Özellikle Kuzey İrlanda futbolu Kraliyet yanlılığının kalesi gibi. Federasyon sekterliğe karşı mücadelede ne kadar istekli olursa olsun sonuç alınamıyor. Maçlar çoğu kez şövenizm gösterilerine sahne oluyor. Bölgede çoğunlukta olan Katolikler’in uzak durduğu futbol, durum böyle olunca yerinde sayıyor, gelişmiyor. Geçmişte bu durum, George Best gibi bir efsanenin Dünya Kupası göremeden göçüp gitmesine yol açtı. Protestan Best, bu bölünmüşlüğün ülke futboluna fayda getirmediğinin farkındaydı ve güneydeki Katolikler’le ortak milli takım kurma fikrine en çok destekleyenlerden biriydi.

Geçtiğimiz Pazar, Kanlı Pazar’ın 39. yıldönümüydü. Geçen yıllarda akan onca kana rağmen İrlandalılar huzuru bulmayı başardılar. Ancak geriye sekterliğin futbol sahalarındaki çirkin yüzü kaldı. Aynı sekterlik, aynı milliyetçi isteri bugün başka tribünlerde de karşımıza çıkıyor. İsrail’de, Kıbrıs’ta, hatta ülkemizin içinde çözümden uzağız. Spor sahaları bu sorunları yeniden ve daha güçlü bir şekilde üretecek şekilde kullanılıyor. Tribünler kendi kaderine bırakıldığında şövenist manipülasyona sonuna kadar açık, bunun örneklerini geçtiğimiz yıl çok gördük. Bu yüzden İrlanda’da, Türkiye’de ve her yerde mücadele gerekiyor, ayrımcılığa karşı ve bir arada yaşam için…

1 Şubat tarihli Taraf Gazetesi’nde yayımlanmıştır.

Tek Yorum

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.