"Enter"a basıp içeriğe geçin

?Altın melek?in kanatlarını koparmak

Kırmızı-beyaz çubuklu Atletico formasıyla serbest vuruştan ağları havalandırırken hatırlıyorum ben onu en çok… Sonra sarı saçlarını savura savura golün sevincini yaşarken… İsteyen Real Madrid ya da Barcelona formasıyla da hatırlayabilir onu. Fark etmez, değerinden bir şey eksiltmez.

O Bernd Schuster, nam-ı diğer ?altın melek?…

Şunu söyleyebilirim, şanslı bir adamım ben, hatta biz şanslı bir nesiliz. Çocukluk kahramanlarımız dokunabileceğimiz mesafeye kadar geliyor art arda. Tigana, Zico, Rijkaard… Çocukken çıkartma albümlerindeki resimlerine hayranlıkla baktığımız efsaneler.

Ama işin kötü tarafı, gerçekten de dokunabileceğimiz mesafedeler. Canlarını acıtabileceğimiz, saygısızlık edebileceğimiz mesafedeler. Kuyruklarına teneke bağlayabiliyor, alay edebiliyoruz. Onların efsaneliğinden bir şey kaybettirdiği için üzülmüyorum, kendimizi küçük düşürdüğümüz için üzülüyorum.

Tigana’yı, Zico’yu, Rijkaard’ı yollattık. Hiddink’e ?kovun bu adamı? manşetleri attık. Sıra ?altın melek?e geldi.

Bizim basın nev-i şahsına münhasır adamları zaten sevmez, hele biraz tuhaf bir espri anlayışı varsa. Toshack’ı da sevmemişti (ki onu da çocukluğumuzun kahramanları listesine ekleyelim). Bu sene olayın bir başka boyutu da var. Zirvede Trabzon, Bursa, Kayseri var. Üçünü toplasan toplam taraftarın yüzde on beşi etmiyor. Yani toplam okuyucunun, izleyicinin. Öbür taraftaki ezici çoğunlukta ise övülüp cilalanacak bir şey yok. O zaman harlayalım krizin altını, hocalar değişsin, tirajlara hareket gelsin. Değil mi ama?

İşte benim kalbimi bu kırıyor. Üç gazete fazla satılacak diye hepimize futbolu öğreten adamlara mahcup oluyor olmamız. Başarılıdır, başarısızdır ayrı konu. Ama şu adamları eleştireceksek de bunu insan gibi ve futbol mirasına olan katkılarına saygı duyarak yapmamız lazım.

Küme düşme hattındaki bir takımdan öbürüne iki takımın maçından bir gün sonra sıçrayan, arada kaçak et keser gibi korsan menajerlik yapanlara ?sekiz maç on metre ötede dur? cezası verip, futbolun efsanelerinin kellesini istiyoruz ya. İşte o zaman film kopuyor.

* Eurosport.com’daki köşem “Üç İhtimalli Adam”da yayımlanmıştır.

http://tr.eurosport.com/uc-ihtimalli-adam_blog157/blogpostlist.shtml

Tek Yorum

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.