Real Madrid ve Barcelona’yla beraber İspanya’nın üç büyük futbol kulübünden biri olarak bilinen Atletico Madrid, 1903 yılında Madrid’e okumaya gelen üç Basklı öğrenci ve Madridli…
Real Madrid ve Barcelona’yla beraber İspanya’nın üç büyük futbol kulübünden biri olarak bilinen Atletico Madrid, 1903 yılında Madrid’e okumaya gelen üç Basklı öğrenci ve Madridli…
?Tamam kardeşim, bugünlük bu kadar. Başka fikir almıyoruz, yeteri kadar aldık bugün. Haydi kardeşim, yarın denersiniz şansınızı. Yavaş yavaş boşaltalım dükkanı. Haydi canım, bizim de işlerimiz var.…
Bir taşın üzerine çıkmış düşünüyorum, tünemiş olduğumu iddia etmek de mümkün, en azından uzaktan öyle gözüküyor. Nasıl gözüktüğüm pek önemli değil zaten, önemli olan ne var onu da bilmiyorum. Bugün senin doğumgünün, yanında olamıyorum, bu beni nasıl hissettiyor ya da nasıl hissettirmeli, onu da bilemiyorum. Bu gece yanında olma isteğim her gecekinden daha fazla ya da daha karmaşık değil. Zaten daha fazla ya da daha karmaşık olduğunda farketmiyor, çünkü bir doyma noktası var, oradan sonra suda çözünemiyor ve dipte bir tortu bırakıyor. Oysa tortunun çökeceği bir dipten bahsetmek olası değil, orası çoktan benim seninle ilgili bir sürü düşüncemle doldurulmuş durumda. Günler ve geceler içerisinde dalıyorum ve dipten hayaller çıkarıyorum seninle ilgili, yanıma getiriyorum seni, seninle konuşuyorum, bazen de daha çakıllı şeyler geliyor billurdan ziyade. Beni kırdığını biliyorsun, ben de kırıldığımı biliyorum, bunun için kin tutmuyorum sana ama unuttuğumu da söyleyemem, belki de herşeyin dipte kalmasının nedeni bu. Yine de dipte de kalsa benim suyumun bir parçası, suya karışamaması umrumda değil, belki kana karışmayı daha çok sevdiği içindir diyorum. Bu gece dipten abuk subuk sorular çıkardım seninle ilgili, sana soramadığım, kendime sormanın eğlenceli ve bir o kadar da ipe sapa gelmez olduğu.
Bordeaux… Fransa’nın güneybatısının bu en büyük şehrinin gururla andığı iki şey var. Biri, dünya çapında ün sahibi olan ve pek çok Bordeaux’lu ailenin geçimini sağlayan şarap endüstrisi, diğeri ise “v” harfi desenli formasıyla spor sahalarında yüz yıldan uzun bir süredir boy gösteren Girondins de Bordeaux…
Önümde bir çay bardağı fotoğrafı. Koyu renkli bir tahta masanın üzerine konuşlanmış bardak, rahatsız edici bir şekilde kadrajın sağına doğru kaymış. İnsan gözü ilk sağ ortayı görür ama ben hayat boyunca ortanın sağından hiç hazzetmedim, lakin benim tercih ettiğim sol şerit fotoğrafta nadasa bırakılmış, veyahut müteahhite verilecek karşılığında betonarme daire alınacak. Sol taraftaki tek ayrıntı tahta masanın hafif ayrılmış parçası, bunun da tesadüf olduğunu tahmin ediyorum, zira resimde öyle aman aman bir kompozisyon derdi yok. Çay bardağını tam tepeden çekmenin iyi bir fikir olduğu üzerine yoğunlaşılmış, kuşların çay bardaklarını nasıl gördüğü konusunda merak sahibi bir izleyici kitlesi hedef edinilmiş. Ben çay bardaklarına tepeden bakma meraklısı değilim, zira onların da bir haysiyeti olduğunu düşünüyorum.
gece çok zor geçmişti, artık bir noktadan sonra çektiğim acı beni alıp sürüklemeye başlamıştı, karşı koyamıyordum, bir çığın içerisinde yuvarlanıyor gibiydim, duramıyordum, kurtulamıyordum. şimdiye kadar hep buralarda durmak için bir nedenim olmuştu, şimdi düşündüğümde ise artık yoktu nedenim, gidebilirdim artık, hatta gitmeliydim, kalmak acı çekmekten başka işe yaramıyordu çünkü.